Denizli İli Tarihi
Denizli ilk defa bugünkü şehrin 6 km. kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında kurulmuştur. Bu şehir M.Ö. (261-245) yılları arasında, Suriye Kralı 11. Antiyoküstheos tarafından kurulmuş ve karısının adına izafeten LAODıCıA adını almıştır.
Türkler Denizli havalisini zaptettikten sonra şehir merkezini suyu bol olduğu için bugünkü Kaleiçi mevkiine nakletmişlerdir.
Denizli adı, tarihi kaynaklarda başka başka isimler şeklindedir. Selçuklu kayıtları ve Denizli mahkemesi şer’iye sicilleri “Ladik” ismini vermektedir. ıbni Batuta’nın seyahatnamesinde “Tonguzlu” denilmektedir. Mesaliküllebsar’da da “Tonguzlu” olarak kaydedilmiştir.
Timurlenk’in zafernamesini yazan, şerafettin Zeydi “Tenguzluğ” ve “Tonguzluğ” gibi iki isimden bahsetmektedir.
Denizli'nin Coğrafi Özellikleri
Dağlar – Ovalar
Honaz Dağı: Yükseltisi 2571 metredir. Denizli’nin 17 km. güneydoğusunda yer alır, yamaçları dik ve meğillidir. İlin en yüksek dağıdır. Koruma altına alınarak “milli park” yapılmıştır. Yılın çoğu zamanında, tepelerinde kar bulunur.
Karcı Dağı: Denizli’nin güneyinde yer alır. En yüksek yeri Gökbel Tepesi 2308 metredir. Akdeniz ve Ege Bölgelerini birbirine bağlayan Kazaklıbeli Geçidi 1250 metredir. Zirvede çoğu zaman kar bulunur.
Sazak Dağı: 1143 metre yüksekliğindedir. Çal,Çivril, Sarayköy ve Buldan ilçeleri sınırlarında kalmaktadır.
Beşparmak Dağı: 1307 metre yüksekliğindedir. Çardak Baklan , Çivril ilçeleri ile Afyon ve Denizli il sınırını birbirinden ayırır.
Denizli Hakkında Genel Bilgiler
Denizli, Anadolu yarımadasının güneybatısında, Ege bölgesinin güneydoğusunda, Ege-İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit teşkil eder.
Çameli, Kale ve Beyağaç ilçeleri Akdeniz; Sarayköy, kısmen Buldan ve Denizli merkez ilçesinin Çürüksu Vadisi Ege, diğer ilçeleri ile İç Anadolu Bölgesi iklimine dahil olmakta, bu durum iklim ve bitki örtüsü üzerine etki yapmaktadır.
Sınır itibariyle doğudan Burdur, Isparta, Afyon ve batıdan Aydın, Manisa, kuzeyden Uşak, güneyden ise Muğla illeri ile komşu bulunmaktadır.
İl topraklarının %47′ si dağlar, %28′ si ovalar, %23′ ü platolar ve %2′ si yaylalardan oluşmaktadır.
Denizli Kale İlçesi
Kale, günümüzde Eski Kale adıyla anılan dört tarafı sarp, üst yüzeyi sayılabilecek kayalıkların üzerinden kurulmuş iken, 1959 yılında bugünkü yerleşim alanına taşınmış ve aynı yıl ilçe olmuştur. Eski Kale, antik kaynaklarda Tabae olarak bilinmekle beraber, antik sikkelere ve halen satıh üzerinde görülen kalıntılara göre Tabae kenti, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini de yaşamış eski ve önemli bir yerleşimdir.
Coğrafi Yapı ve Nüfus :
Kale, Denizli-Muğla karayolu üzerindedir. Denizli il merkezine 75 km. Muğla il merkezine 79 km. uzaklıktadır. Kale ilçesinin kuzeydoğusunda Tavas, kuzeybatısında Aydın ili, güneyinde Beyağaç, güneybatısında Muğla ili ile çevrilidir. Arazi genel olarak engebeli ve dağlıktır. Denizden yüksekliği 450-1500 m. arasındadır. Yüzölçümü 533 km 2 dir. İlçe coğrafi olarak Ege Bölgesi’nin İç Ege bölümünde, Akdeniz Bölgesi’ne geçiş kısmında bulunmaktadır. Bu nedenle Akdeniz ikliminin İç Ege özellikleri görülmektedir. Doğal bitki örtüsü maki ve çam ormanlarından oluşmaktadır.
Denizli'nin Müzeleri
Pamukkale Hierapolis Arkeoloji Müzesi
Hierapolis kentinin en büyük yapılarından biri olan Roma Hamamı, 1984 yılından beri Hierapolis Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir.Müzede Hierapolis kazılarından çıkan eserlerin yanında Laodikeia, Colossai, Tripolis, Attuda gibi Lycos (Çürüksu) vadisi kentlerinden gelen eserler de bulunmaktadır. Ayrıca Tunç çağının en güzel örneklerini veren Beycesultan Höyüğü’nden elde edilen arkeolojik buluntular müzenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ayrıca Caria, Pisidya ve Lidya bölgelerindeki bazı yerleşimlerden ortaya çıkarılan eserler Hierapolis Müzesi’nde toplanmış ve sergilenmektedir.
Hierapolis Hamamı’nın bölümlerinden olan üç kapalı mekân ile doğu bitişiğindeki kütüphane ve gymnasium olarak bilinen açık mekânlar müze teşhir alanları olarak düzenlenmiştir. Küçük ve büyük birçok eserin sergilendiği müze üç kapalı mekândan oluşmaktadır. Açık alanda sergilenen eserler ise daha çok mermer ve taş eserlerdir.
Denizli'de Kış Tatili ve Kış Sporları
İnsanların çevreyle ilgisi giderek artan bir duyarlılığa dönüşmektedir. Çevre insanlara, günlük yaşantılarını sürdürdükleri yerden farklı bir ortam ve olumlu bir çelişki sunabildiği ölçüde çekiciliğini koruyabilmektedir. Bu yüzden turistlerin tatil anlayışı ve beklentilerinde de değişmeler olmuş, ana unsurunu insanların oluşturduğu turizm, geçmişteki basit tanımının, yani seyahat ve konaklamanın çok dışına taşmış, uygarlık kavramı içinde, akla gelebilecek pek çok çağdaşlık anlamının karşılıklı tamamlayıcı niteliklerini içeren yepyeni bir kimliğe bürünmüştür. Bireysellik, yani turistin özellikle kendisine hazırlanmış bir ürünün sunulduğunu görme arzusu, ön plana geçmeye başlamıştır. Bu bağlamda konulu seyahatler, kişilere geniş seçim olanağı tanıyan çok alternatifli ürün tipleri ve çeşitlilik önem kazanmıştır. Bakanlığımız, bir milyon yatak kapasitesine sahip olma aşamasına gelen Türkiye’de, yeni turizm politikaları uyarınca, var olan turizm olanaklarının değerlendirilmesini ve bu yörelerin ekonomiye turizm yoluyla katkıda bulunmasını sağlamayı amaçlamaktadır.
Denizli Honaz İlçesi
Honaz’ın ilk yerleşimi olarak bilinen Colossae antik kentine ait kalıntılar, Honaz dağı eteklerinde höyük üzerinde ve çevresinde görülebilmektedir. Kaynaklara göre M.Ö.V.yüzyılda varolduğu bilinen antik kent, Hellenistik ve Roma çağlarından sonra, geçirdiği yer sarsıntıları ve savaşlar sonucunda tahrip olmuştur. Bizans döneminde Honaz dağının yamaçlarındaki kale içinde yeniden kurulan ve Honaz olarak anılan kent, bu dönemde önemli bir yerleşim ve dini merkez olmuştur. Türklerin Anadoluya gelişinden sonra Bizans ve Türkler arasında birkaç kez el değiştiren kent, 1207 yılından itibaren Türk egemenliğine geçmiştir. Beylikler döneminden sonra, Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı egemenliğine girmişse de Timur badiresinden sonra, bir süre tekrar Germiyanoğullarına geçmiş, 1428′den itibaren de tekrar Osmanlı Devleti’nin Anadolu Beylerbeyliği’ne bağlı bir liva ve sancak merkezi olmuştur. Honaz Cumhuriyet döneminde Denizli merkez ilçesinin bucağı iken, 1978 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur.
Denizli Güney İlçesi
Güney sınırları içerisinde M.Ö.2500-2000 yıllarından beri yerleşim olduğu sanılmaktadır. Yazılı kaynaklara göre ilçe sınırları içerisinde Sala adlı büyük bir kentin bulunduğu tahmin edilmekte ancak, kentin yeri kesin olarak tespit edilememektedir. Bugünkü Güney ilçesinin kuzeydoğusunda, ya da Aşağıçeşme Höyüğü çevresinde olma ihtimali yüksektir. Bundan başka ilçe sınırları içerisinde onu aşkın tarihi yerleşim yeri saptanmıştır. Bulunan sikkeler, mimari yapı parçaları, mezarlar, seramikler ilçe tarihi hakkında yüzeysel de olsa belli dönemler için bizi aydınlatmaktadır.
1. Dünya Savaşı sonrasında Yunan işgaline uğramış, 3 Eylül 1922 tarihinde işgalden kurtulmuştur. İlçenin Karaağaçlı Mahallesi’ne yerleşenlerin sayısı zamanla artarak 1865 yılında Güney ilçesi bucak olmuş, önceleri Çal’a bağlı iken daha sonra Buldan’ın ilçe olmasıyla Buldan’a bağlanmıştır. 01.01.1948 yılında da ilçe olmuştur.
Denizli Çivril İlçesi
M.Ö.3000 yıllarına kadar tarihi uzanan Çivril’in çeşitli yerlerinde bu yıllara ait olduğu belirlenen “Arzava Beylikleri’nin” birçok eseri bulunmuştur. Bu tarihten sonra sırasıyla Frigler, Lidyalılar, Selevki Krallığı, Bergama Krallığı ve Romalılar görülür. Selçuklular’ın Anadolu’ya yerleşmesiyle Çivril yöresinde Türk egemenliği başlamıştır. Çivril 1910-1911 yıllarında Afyon iline bağlı kaza iken 1925 yılında Denizli iline bağlı ilçe olmuştur.
Coğrafi Yapı ve Nüfus :
1499 km 2 yüzölçümü ile Denizli ilinin en büyük ilçesi durumundadır. Deniz seviyesinden 840 m.ve Denizli-Uşak karayolu üzerinde il merkezine 96 km., Uşak iline 54 km.uzaklıktadır. Doğusunda Sandıklı ve Dinar, batısında Karahallı (Uşak), Bekilli, Çal ve Baklan (Denizli), kuzeyinde Sivaslı (Uşak) ve Sandıklı (Afyon), güneyinde Dazkırı, Evciler (Afyon) ve Baklan (Denizli) ilçeleri bulunmaktadır.
Denizli Çardak İlçesi
Çardak, Ortaçağda halkın geçimini hayvancılıkla sağladığı küçük bir köy idi. Maymun dağı eteğindeki köy halkı, hayvanlarını güneş sıcağından korumak amacıyla; evlerin ön tarafına veya yan tarafına Çardak denilen gölgelikler yaparak önlem almaktaydı. Bu küçük Türkmen köyünün hemen güneyindeki kervan yolundan geçen diğer köylüler de, buraya “Çardaklı Köy” adını vermişlerdir. Bu isim yerli Türkmen halkı tarafından da benimsenmiş ve böylece köyün adı Çardak olarak kalmıştır.
Çardak, Selçuklular zamanında bir uç kalesi olarak, Selçuklular’ın savunma merkezi olmuştur. Çardak’taki HANABAT Kervansarayı da o dönemde yapılmıştır. Anadolu Beylikleri zamanında ise yöre, önce İnançoğulları’nın sonradan da Germiyanoğulları’nın eline geçmiştir. Germiyanoğulları Beyliği, Osmanlı İmparatorluğu topraklarına Sultan Yıldırım Beyazıt Han tarafından katılmıştır. Timur, Ankara Savaşından sonra yöreyi ele geçirmiş, askerlerinin bir kısmı ilçede bulunan kervansaray da birkaç yıl kalmışlardır. Timur’un tekrar doğuya çekilmesi ile yörede beylikler dönemi yeniden başlamış, fakat kısa sürmüştür. 1429 yılında tüm yöre Osmanlı İmparatorluğu’na katılarak Aydın Sancağı’na bağlanmıştır. İdari bölümün yeniden düzenlendiği Cumhuriyet döneminde küçük bir köy olan Çardak, sırasıyla önce Dinar’a, Honaz ve daha sonra da Bozkır Bucağı’na bağlı kalmıştır. 1958 yılında ise Denizli iline bağlanan Çardak, 5 köy ve 2 kasabadan oluşan bir ilçedir.
